
UİGAD Genel Başkan Yardım cısı aynı zamanda Campusdeyiz ve Karabük Bülten İmtiyaz Sahibi Erkan Börekçi Bussines Chanel TV Perspektif programına konuk oldu. Börekçi, sunucu ve Muhabir Nesrin İçli’nin yönelttiği soruları içtenlikle cevap verdi.
Sözlerine üzerine rol düştükçe toplum yararına bit çok faaliyette bulunduğuna dikkat çekerek başlayan Börekçi, “Birimkilerimizle beraber bizde hayatın sonunu bekleyebiliriz ama ben öyle bir şey tercih etmiyorum.” diyerek ben daha 18,5 yaşındayım sözleriyle izleyenleri tebessüm ettirdi.
İşte Börekçi’nin verdiği demeç şöyle;
1. İnternet ve sosyal medyanın iş hayatına etkileri hakkında ne söylersiniz?
İnternette sosyal medya, eğer siz bunu doğru kullanırsanız doğru sonuçlar elde edebiliyorsunuz, yanlış kullanırsanız yanlış sonuçlar elde edebiliyorsunuz.
Dünyada şu anda aktif kullanan 3.7 milyar civarında bir iletişim ağı var, eğer yanılmıyorsam. Çok önemli bir network. Tabi bu network ile iletişim içerisinde, ilişki içerisinde bulmuş olurum demek ki. Kullanılmaz mı? Kesinlikle kullanılır. Ama kötüye kullanan var, maalesef. Negatif bir enerjiyi pompalayanlar ve sosyal medyanın oluşturduğu bataklığa batmış gibiler. Devamlı negatif söylemler, başkalarını aşağıya çekmeye çalışanlar var.
Aslında o bataklıkları oluşturan da biziz, yani her sosyal medya kullanışının aslında bir gerçek kullanıcı var bunun. Eğer siz bunu hazırcı bir yapıyla, hiç bir şekilde emek vermeden, rant elde etmek, avantaj elde etmek, kendinizi pazarlamak için kullanıyorsanız zaten, büyük olasılıkla bu sonuca ulaşıyorsunuz. Emek olacak, yani iş olacak ortada.

3. Daha ileri nasıl gidebiliriz?
Ben aynı zamanda Üniversite Dernek başkanıyım da, gençler bazen sorarlar bana. Hani hedef olarak, ben de derim ki, “Merdiveninizi yıldızlara dayayın.” Kesinlikle hedefiniz ulaşabildiğiniz yerde olmasın. Çünkü sürekli gelişim böyle sağlanıyor.
4. Yurttaş gazeteciliğin ekonomiye etkileri hakkında neler söylemek istersiniz?
Yurttaş Gazeteciliği aslında 1993-1997 yıllarında ABD’de kullanılan, ama 30 sene geçmesine rağmen halen daha Türkiye’de tanım zorluğu çeken bir alan. Sebebi de şu, bilişim çağına geçtikten sonra binlerce, milyonlarca insanla iletişim içerisinde oluyorsunuz. Burada Yurttaş Gazetecilik ile herkesin gazeteci olabilme fırsatını tanıyor. Yani siz sosyal hayata katılıyorsunuz aslında. Geleneksel gazetecilik bunu reddediyor. Dünyamızın bir gerçeği bu. Herkes kendisi ticari amaçlı yapmak istiyorsa gazetecilik sıfatına devam edebilir. Ama sosyal amaçlı, sosyal medyalarında kullanma özgürlüğünü de elde etmek istiyorsa, gördüğü bir yanlışı paylaşabiliyor. Toplumsal doğruyu düzeltme anlamında aslında Yurttaş Gazeteciliği de destekliyorum ben.
5. Campusdeyiz Projesi nedir?
Campusdeyiz Projesi aslında benim hayal projem. Proje, genel olarak toplam puan ve değerlerin yükseltilmesi üzerine kurulmuş. Temel mantık olarak şöyle diyebilirim: “Üniversite olmazsa öğrenci olmaz değil, öğrenci olmazsa üniversite olmazdır.” Bunun dışında, öğrencilerin özgürce birbirleriyle rekabet edebileceği bir alan oluşturmak istiyorum.
Öğrencilerin özgürce birbiriyle rekabet edebildiği bir alan oluşturmak. Kalite ortamını sağlıklı, adaletli ve eşdeğer bir şekilde siz bunu ulaştırabilirseniz öğrencilere kendi rekabetlerine kendi kalitelerini yakalarlar. Bugün bakıyoruz mesela üniversitelerde bazı üniversiteler hepsini alabilme derdinde. Ticaret mantığıyla bir tüccar mantığıyla daha fazla öğrenci gelsin, hep daha fazla. Biz onun dışında daha fazla değil, daha nitelikli, daha dünyaya uyum sağlayan, şimdi bu beceriyi elde edebilirse öğrencilerimiz tercihlerine de dokunuş sağlıyor. Biz burada öğrenciler birbirleriyle çok rahat irtibat kurabilsinler, birbirlerinin projelerine katılabilsinler.
Bu projede 3-4 tane bilinen sosyal medyanın özelliklerini alarak yaptık. Bunun içerisinde bir bölüm var, öğrenciler kendileriyle irtibat kurabiliyorlar. Tabi bu chatleşme mantığıyla değil. Eğer biz mesela size bir mesaj atıyoruz, kabul ederseniz devam edebiliyoruz ki, bunlar proje üzerinden devam ediyor.
6. Türkiye’de medya yatırımcı güveni, piyasa istikrarı üzerinde ne kadar etkilidir?
Medya dediğiniz zaman alanlar neler? Gazeteci veya radyocumu, ondan sonra televizyoncumu gibi gazeteciliğin içerisinde bir çok alan var. Ve aynı zamanda gazetecilik bir meslek midir, iş midir? Tanımının yapılması lazım. Bunu biz yapamayız. Aksi takdirde iş olarak adlandırıldığında, bazı arkadaşları çok tenzih ediyorum ama, hiçbir yerde iş bulamayan, temel tutturamayan, ama eline bir tane cep telefonu veya bir kamera aldığı zaman istediği kamusal alana girebileceğini düşünen ve iddiaya göre diyerek hareket ettiğinde çoğu alanı sıkıntıya sokabilecek, kendisine de bir avantaj sağlayacak bir mekanizma haline dönüşüyor.
Diğer alanlarda eğitim, diploma belge gerekiyor ama gazetecilikte ben gazeteciyim demeniz gerekiyor. Kendi kendinizi atayabiliyorsunuz. Böyle bir atama olamaz. Eğer meslek ise mutlaka onun tanımının yapılması lazım. İş ise onun tanımının yapılması lazım. Mesela bir hukuk fakültesini bitirmeden siz hukuk bürosu açamazsınız.
“UİGAD OLARAK CİDDİ BİR YAPIMIZ VAR”
Biraz UİGAD olarak aslında bunu çok anlatmaya çalıştık. Türkiye genelinde bu ortak bilince sahip olan, gerçekten gazetecilik yapan arkadaşlarım var. Türkiye’nin her tarafında şu kadar üyemiz var değil. Gerçekten bunu meslek olarak edinen, geleceğe taşıyan, çünkü iyi bir gazeteciliğin, iyi bir toplum olmasında çok ciddi avantajları olduğunu bilen bir derneğiz.
“GAZETECİLİĞİN MESLEK Mİ, İŞ Mİ TANIMININ YAPILMASI LAZIM”
Uluslararası İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği, olarak çok ciddi bir yapımız var. İnanın, biz mutlaka arkadaşlarımızı test ederek alıyoruz. Hem devlet sorumluluğunun olması lazım, hem kamusal sorumlulukta olması lazım, hem de toplum bilincini kendisinin taşıması gerekiyor.
İş mantığıyla ele alındığında, nüfusu az bir yerde 5-6 tane belki sallayayım, 10 tane kişi gazeteciliği görebiliyoruz. Mesela bir basın toplantısına gidiyorum, 80 tane, 100 tane gazeteci var. Buranın bütçesi bile bunu kaldırmaz zaten. O zaman o iş adamları da bakıyor, toplum da bakıyor, siyaset de bakıyor ve siyasi toplumlar daha sonra kendi mahallesinin gazetecilerini üretmeye çalışıyor. Bunun önüne mutlaka geçilmesi lazım, çünkü bu toplumsal bir yara.Biz hepimiz uzlaşı içerisinde yaşamayı bildik bu zamana kadar.
Komşuma hiçbir zaman sormadım, sen hangi siyasi partiyi destekliyorsun? Bir rahatsızlığı, bir şey, olduğu zaman ona sormadan hastaneye götürürüz zaten. Ama iş buraya geldiği zaman hepimiz başka bir mahallenin insanı gibi değerlendiriyoruz. Burada gazetecilikte toplumsal kirlenme dediğim, toplumsal düzen dediğim şey o.
Yani tanımının yanılması lazım. Gazetecilik yapacaksa eğitimini alacak. Peki mevcutlar ne olacak? Mevcutları da belli bir eğitim sürecine tabi tutarsınız. Ondan sonra oradaki o eğitim sürecini tamamlayıp da belgesini ve diplomasını alan arkadaşlar puan o alanda devam ederler.
Video için; https://www.youtube.com/watch?v=Vc2ba3ZpvHo
Yazacağınız yorumlar kontrol edildikten sonra onaylanmaktadır.